İpek ve Baharat Yolu

İpek ve Baharat Yolu

• İpek Yolu, Çin’in Xi’an (Şian) kentinden başlayarak Hazar Denizi’nin güneyinden ve kuzeyinden iki kol hâlinde Avrupa’ya uzanan tarihî ticaret yoludur. Kuzeyinden geçen kolu Kırım’a uğrarken, güneyinden geçen kolu Anadolu’yu boydan boya geçerek İstanbul’a kadar uzanmaktadır.
• Orta Asya’da İpek Yolu denetimini ellerinde bulunduran Türk devletleri ekonomik olarak güçlenmişlerdir. Bu yüzden Çinliler, Türklerin elindeki İpek Yolu hâkimiyetini ele geçirmek için uzun yıllar mücadele etmişlerdir.
• Türk Devletleri de İpek Yolu’nun denetimini kaybetmemek için Çin ile mücadele edebilmek için bazen Sasaniler ile bazen de Bizans ile iş birliği yapmak durumunda kalmışlardır.

• Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Anadolu, doğu-batı ticaret kervanlarına ev sahipliği yapmıştır. Türk devletleri bu sayede Anadolu’da ekonomik olarak güçlenmiş ve kültürel olarak zenginleşmişlerdir.
• İpek Yolu sadece ipeğin değil deri, porselen, mücevher vb. değerli birçok malın taşındığı bir yol olmuştur. Bu yol sadece ticari anlamda değil, kültürel etkileşimi de sağlamış ve yol üzerinde bulunan devletlerin birbirlerinden etkilenmesine neden olmuştur.

• Hindistan’da üretilen baharatların Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Mısır yoluyla Akdeniz’e, buradan gemilerle Avrupa’ya taşınmasında kullanılan tarihî ticaret yoluna Baharat Yolu denir.
• Baharat Avrupa’da üretilmediği için çok değerliydi. Ancak doğudan batıya gelene kadar fiyatı çok artıyordu. Baharat Yolu’nda daha çok deniz yolculuğu yapılırdı. Mısırlılar ve Venedikliler bu yola hâkim olan devletlerdi.
• Daha sonraki yıllarda Osmanlı Devleti Mısır’ı ele geçirerek Baharat Yolu’na hâkim oldu. Baharat Yolu’nun ele geçirilmesi Osmanlı ekonomisine çok önemli katkılar sağladı.
• Avrupalılar baharatı daha ucuz alabilmek için yeni yollar aramaya başladılar ve yeni yollar keşfetmiş oldular. Baharat Yolu böylece önemini kaybetti.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: